Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Elaiussa Sebaste'den Yeni Bir Mezar Cippus'u: Onomastik ve Akrabalık Üzerine Bazı Notlar
Emanuela BORGIA*

Kilikya'da Elaiussa Sebaste'de yeni bulunan bir mezar cippus'u, onomastik, ebeveyn akrabalığı ve Roma Dönemi'ndeki ölü gömme uygulamaları hakkında bazı ilginç bilgiler sağlayabilir. Bu yazıtlı taş, 2003 kazı sezonunda, agoranın kuzeyindeki bölgede, belki de ilişkili olabileceği bir kaya mezarı girişinin yakınında ele geçti. Yerel beyaz kireç taşından cippus, üstte ve altta kabartma silmeleri bulunan silindirik bir gövdeye sahip. Gövdenin üst kısmında yer alan beş satırlık Yunanca yazıt şöyle diyor: Poplas oğlu Antas'a, erkek kardeşi Seleukos ve Argentari(o)s ve Diogenes yeğenleri (veya kuzenleri?), anısına. Bu epitaf, ölenin aile bağlarını veren ve ölenin adından sonra taşı dikenlerin adlarını kaydeden geniş bir mezar yazıtı grubuna girer.

Ölenin adı, Antas, Kilikya'da benzeri bulunmayan bir formdur ama bu isime İmparatorluk Dönemi'nde Küçük Asya, Kappadokia, Suriye, Attika, Girit, Mauretania, Mısır ve Roma'da rastlanır. Böyle bir ismin aslında Antiokbos, Antigonos veya Antipatros adından türetilmiş bir hypokoristikon olduğu düşünülebilir.

Ölenin baba adı Poplas da Yunanca veya Latince adlardan türetilmiş, bazı yöresel yerli onomastik formlarla kafiyeli olarak -as son ekiyle biten geniş hypokoristik formlardan biridir: Publius adından türetilen Poplas hypokoristikonlı, Yunanistan, Roma, Küçük Asya ve Mısır'daki metinlerden tanınan oldukça ender bir addır.

Argentari(o)s formuna gelince, bu isim muhtemelen, İmparatorluk Dönemi'nde İtalya ve İspanya'dan tanınan gens Argentaria ile ilintili Latince Argentarius veya Argentaria'mn Yunanca transkripsiyonu olarak kabul edilmelidir. Bu ailenin ileri gelen üyeleri arasında edebi kaynaklardan tanıdığımız Augustus zamanında yaşamış ve muhtemelen Antbologia Palatina'daki çeşitli epigramların yazarı olarak belirleyebileceğimiz retorik yazarı ve ozan Lucan'ın eşi Argentaria Polla'yı sayabiliriz. Bizim konumuzda ise -ios yerine -is şeklinde ilginç sonlanan, muhtemelen eril bir isimle ilgilenmemiz gerekecek. Metinde geçen diğer Seleukos ve Diogenes öz Yunanca kişi adları olup, tüm Hellenistik ve Roma dönemleri boyunca görülen hanedan ve theophorik (bir tanrı isminden türeyen) adlar kategorilerine ait örneklerdir.

Küçük Asya'daki bir çok onomastik araştırmalarla da vurgulandığı gibi, bu kısa yazıt, Grekçe ve Latince kökenli farklı formların aynı dönem ve aynı aile bağlamında bir arada var olduğunu teyit eder: Latince Poplas adlı bir adamın iki oğluna Yunanca adlar vermeyi tercih etmesi dikkat çekicidir. Harflerin biçimleriyle birlikte onomastik kanıtlar, bu yazıt için, Roma İmparatorluk Dönemi içinde bir kronoloji önerir çünkü Poplas ve Antas adları özellikle 2. ve 3. yy.'larda ve hatta daha sonraki metinlerde saptanmıştır.

Antik kaynaklardaki değişken anlamıyla belirlenemeyen bir akrabadan kuzen veya yeğene kadar çeşitli akrabalık derecelerini içeren anepsios terimi üzerine önemli notlar düşülebilir: bu terim, birincil olarak ortak bir büyükbabadan gelen kişilere atfen genel bir "halef/soyundan (descendent)" anlamını işaret ediyor olarak görülmelidir. Böyle bir terim Kilikya'da Anazarbos'tan bir mezar yazıtında, Damlaçalı'dan bir onur yazıtında ve Korykos'tan geç bir epitafta karşımıza çıkar fakat bu metinlerin hiçbirinde tam anlamını belirlememizi sağlayacak özel bir bilgi yer almıyor.

Elaiussa örneğinde ise bu terim, "kuzen" anlamı tamamen yadsınamasa bile, mantıken "yeğen" anlamını taşıyor kabul edilebilir. Mezarı yaptıran kişiler arasında doğrudan bir ailesel bağ varlığının muhtemel olduğunu dikkate alarak, mezar anıtının Antasm erkek kardeşinin ailesinin tüm erkek üyeleri, yani Seleukos'un kendisi ve iki oğlu, tarafından dikildiğini öneriyoruz. Öyle ki, Argentarios ve Diogenes, Antasın yeğenleri olmalı, kuzenleri değil. Bu sav, genel epigrafik uygulamalarda, doğrudan kan bağı olan akrabaların hemen her zaman birlikte gruplandığmı ve adları verildiği taktirde çocukların, ebeveynlerin hemen ardından zikredildiği gerçeği tarafından desteklenir. Ne yazık ki, bu yazıtın küçük ve kısıtlı aile çekirdeğinde, ne epigrafik bağlam ne de onomastik ilişkiler hiçbir fayda sağlamamakta ve soy ağacının yorumu bir dereceye kadar varsayıma dayalı kalmak zorundadır.

Bu cippus ün genel ölü gömme gelenekleri bağlamında daha ayrıntılı bir incelemesi yapılarak, Roma Dönemi'ndeki ölü gömme uygulamalarını anlamaya yönelik yeni bilgiler elde etmek ümit edilebilir. Farklı boyutları, biçimleri ve bezemeleriyle mezar cippusları ve sunakları, Hellenistik ve Roma dünyasında orta sınıf ailelerin tercih ettiği en önemli mezar anıtı tipi olarak çok sık rastlanır: böyle anıtlar çoğu zaman, bizim örneğimizde de olduğu gibi, silindirik biçimdedir ve Roma İmparatorluğu'nun hem batı hem de doğu eyaletlerinde (Küçük Asya, Kıbrıs, Rodos, Kikladlar ve Suriye-Filistin bölgesi) çok iyi tanınır. Özellikle Kilikya'ya baktığımızda, çoğu kez oyma yazıtlı ama nerdeyse hiçbir zaman bezeli olmayan gövdeli yuvarlak sunaklar, Roma Dönemi boyunca oldukça ünik ve özgün mezar cippusİarıdır. Elaiussa'dakilerin haricinde Anazarbos, Flaviopolis, Hierapolis Kastabala, Magarsos, Mopsouhestia, Kanytelis, Olba, Cambazlı, Kelenderis ve Adana Müzesi'nden benzer anıtlar biliniyor; başka benzer örnekler ise Toroslar'da ve Isauria'da saptanmıştır.

Bu anıtların kesinlikle iki işlevi vardı ve hem hep bilinen yazıtlı mezar taşları olarak görülmeli hem de gerçek sunaklar olarak: Korykos'taki bazı kaya mezarların her iki tarafında yontulan küçük sunaklar her halükarda anma ve bezeme anlamlarının yanı sıra asıl sunu özelliklerinin anılarını koruyor. Böyle anıtların karmaşık yasal anlamını daha iyi kavrayabilmek için Küçük Asya'dan diğer belgelerle birlikte Magarsos'tan bir cippus üzerindeki yazıt önem arz eder. Elaiussa'da cippuslar anıtsal mezarların hemen yakınındaki açık hava alanlarında ya da hatta bazı ev-tipi mezarların duvarları üzerinde yer alırlar; bizim örneğimiz için daha fazla bilgi sağlanabilir, yani bir cippus ile hemen arkasındaki kaya mezarı arasındaki muhtemel ilişki hakkında bilgi sağlanabilir. Mevcut az bilgiye dayanarak, Elaiussa cippus'ünün gerçek kronolojisi hassas şekilde belirlenemese dahi, onomastik kanıtların önerdiği tarih, çoğu Roma İmparatorluk Dönemi'ne tarihlenen Kilikya'daki diğer benzer anıtlarla karşılaştırma yapılarak desteklenebilir.


*Emanuela Borgia, Dottore di Ricerca, Universita degli Studi di Roma "La Sapienza", Italy.

Özet Listesi