Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akmed Anmed Web Sitesini Ziyaret Etmek ?in T?klay?n?z.
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Laodikeia’da Bulunan Geç Antik Çağ Unguentarimları
Celal ŞİMŞEK* - Bahadır DUMAN**
Laodikeia’da 2002 yılından buyana devam eden kazılarda antik kentin çeşitli alanlarında araştırmalar yapılmış ve bu alanlarda farklı tipte çok sayıda pişmiş toprak kaplar bulunmuştur. Bunların içinde ilginç bir grubu da unguentariumlar oluşturur. 1000’in üzerinde parça ve tüme yakın halde bulunan unguentariumlar, kendi içerisinde hem biçimsel hem de yapısal olarak farklılıklar gösterirler. Bu iki unsura bağlı olarak gruplar arasında tarihsel bir ayrım yapmak mümkündür. Düz Dipli (Res. 3, Çiz. 1) ve Sivri Dipli (Res. 4, Çiz. 2) olmak üzere başlıca iki grup altında incelediğimiz unguentariumlarda, parça ve tüme yakın örnekler göz önüne alındığında buluntu sayıları hemen hemen aynıdır. Ancak tam ya da tama yakın parça sayısı bakımından ikinci grupta yer alan sivri dipli örnekler daha fazladır.  

Kendi içerisinde çeşitli gruplara sahip olan bu tipteki kapların yükseklikleri 18-20 cm arasındadır. Ancak Laodikeia’da gerçekleştirilen kazılarda az da olsa yükseklikleri 30-35 cm civarında olan büyük boyutlu unguentariumlar da bulunmuştur.

Laodikeia’da bulunan Geç Antik Çağ unguentariumlarının tamamı fusiformludur. Bunlar hafifçe dışarıya doğru açılan ince yuvarlak bir ağız kenarına sahiptir. İç bükey görünümlü kısa silindirik boynun gövdeye yakın bölümünde boğumlu olarak yapılan kabartma bir yiv yer alır. Boğumlu olan bu bölüme ipin dolandırılarak, ucunun elbiseye tutturulmasıyla, taşındıkları düşünülebilir. Çünkü her iki gruba ait unguentariumlarda, özellikle de sivri dipli olanların taban kısımları ayak üzerinde durmalarına uygun değildir. Diğer taraftan boyun kısımlarında yer alan boğumlar, ip bağlanacak şekilde bariz çıkıntılıdır. Düz dipli unguentariumlarda boyun kısmından aşağıya doğru hafifçe genişleyen form, gövdenin alt yarısından sonra yumuşak şekilde daralarak düz tabanla son bulur. Sivri dipli unguentariumlarda ise gövde tabana doğru keskin daralan bir forma sahiptir (Res. 6). Bu iki grupta tabanlar; sivri dipli olanların bazı örneklerinde sivri veya yuvarlatılmış, diğer gruba ait olanlarda ise düzdür. Düz dipli unguentariumların birçoğu, kaidenin altında yer alan kil artıklarından dolayı, tabanları üzerine sağlam oturmazlar (Res. 5).

*Celal Şimşek
Pamukkale Üniversitesi, Fen - Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Denizli.
E-mail: csimsek@pau.edu.tr

Özet Listesi