Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Adana Müzesindeki Kurşun Lahitler
Ayşe AYDIN*
Adana Müzesi bahçesinde sergilenen iki kurşun lahit gerek malzemesi, gerekse detayları açısından dikkat çekici olmaları nedeniyle makalemize konu edilmişlerdir. Amacı lahitleri her yönüyle tanıtıp, değerlendirmek olan bu çalışmada kapaklı olan lahit, uzun yüzündeki yazıt nedeniyle “yazıtlı”, sadece gövde olarak günümüze ulaşan diğer lahit ise uzun yüzlerinin iç bölümündeki tasvirleri nedeniyle “menoralı” olarak adlandırılmıştır. Envanter bilgilerinde yazıtlı lahdin satın alma yoluyla, diğerinin ise Yumurtalık İlçe Jandarma Komutanlığı’nca müzeye kazandırıldığı yazılıdır.

Adana Müzesi’ndeki kurşun lahitlerden yazıtlı örnekte taban ve uzun yüzler yekpare olarak dökülmüş, uzun yüzler sonradan kıvrılarak şekillendirilmiştir. Menoralı gövde de ise taban ve uzun yüzlerin ayrı ayrı dökümü gerçekleştirilerek,  taban levhasının uzun kenarları, lehimlenmek amacıyla uzun yüzlerin üzerine gelecek şekilde kıvrılmıştır. Her iki lahdin ayrı olarak dökümü yapılan yan yüzleri menoralı örnekte altta tabanın üzerine, yanlarda uzun yüzlerin üzerine gelecek şekilde; yazıtlı örnekte ise uzun yüzler ve tabanın kenarları kısa yüzlerin üzerine gelecek şekilde kıvrılarak lehimlenmiştir. Dıştan oldukça sade olan lahitlerden kapaklı olanı, üzerinde bir yazıt taşımakta, diğeri ise uzun yüzlerinin iç yüzünde karşılıklı olarak düzenlenmiş dört adet menora motifine yer vermektedir.

İç bölümü bezemeli lahitlere sık rastlanmamasına rağmen bu özellikteki eserler, genellikle içine ölü yerleştirildikten sonra mezar yapıları içinde kalan ya da kapalı alanlarda yer alan, bu nedenle de yaşayanlarca görülme şansı olmayan lahitlerin iç yüzünün, ölünün kendisi için bezendiğini göstermektedir. Adana örneklerinde menoranın ve yazıtın lahit iç yüzünde yer alması da böyle bir amacın sonucu olarak görülmelidir.

Roma İmparatorluk döneminde Suriye (Syria)  eyaletinde Beyrut, Sidon ve Tyros; Filistin (Palaestina) eyaletinde ise Caesarea, Kudüs ve Askalon kurşun lahitler için yapım merkezleridir. Erken Hıristiyanlık döneminde de aynı yapım merkezlerinde üretim devam etmiştir. Bunlardan Sidon atölyelerinde ya da bu atölyelerden birinde pagan, Hıristiyan ve Yahudilerin özel siparişleri üzerine kurşun lahitler üretildiği, lahitlerin üzerindeki dini sembollerden anlaşılmaktadır. Eşkenar dörtgen, çelenk, edikula gibi geometrik motifler ve bitkisel motifler yanı sıra paganlar mitolojik konulu, Yahudiler menoralı, Hıristiyanlar ise haç, İsa monogramı gibi inançlarını simgeleyen motiflere sahip kurşun lahitleri sipariş etmişlerdir.

Adana Müzesi bahçesinde sergilenen kurşun lahitlerin Sidon’daki atölyelerde yapıldığı ve bölgeye getirildiği düşüncesi, genel olarak Sidon yapımlı lahitlerin dekoratif özellikleri düşünüldüğünde olası görünmemektedir.

Kapağı olmayan lahit gövdesi, iç yüzündeki dört menora motifiyle siparişinin bir Yahudi’ye ait olduğunu gösterir. Yazıtlı lahitteki “Prokla” ismi lahit sahibinin bir Yunan olabileceğini göstermekle birlikte, bir Yahudi olabileceği ihtimali de unutulmamalıdır. Sayıca az olmakla birlikte inançlarının sembolünü taşıyan Roma İmparatorluk dönemi ve Geç Antik döneme ait Yahudi lahitleri genel olarak 2.-4.yüzyıllar arasına tarihlendirilir. Adana Müzesi’ndeki lahitler ise 4.yüzyıl içinde hatta 5.yüzyıl başında yapılmış, Kilikya Bölgesindeki Yahudilere ait günümüze kalabilen nadir eserler olmalarıyla özel bir değer taşırlar.

*Doç. Dr. Ayşe Aydın
Mersin Üniversitesi, Fen - Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 33342 Mezitli-Mersin.
E-mail: ayayse@mersin.edu.tr

Özet Listesi