Adalya - Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü Yıllığı
Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Kaleii Mzesi
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Zum Fenster des sog. Hellenistischen Baues in Sillyon
Burhan VARKIVANÇ*
Sillyon’da ele geçen Antik Dönem yapılarının en önemlisi olarak tanımlanan bir yapı, nitelikli duvar işçiliği ve oldukça iyi korunmuş batı cephesi yanında bu cephede izlenen çok sayıdaki büyük açıklık ile dikkati çekmektedir. Bazıları günümüze kadar korunabilen ve iki farklı yükseklikte konumlanan bu açıklıklardan biri von Lanckoronski tarafından tüm ayrıntıları ile çizimsel olarak resmedilmiş, tanımlamış ve büyük oranda yorumlanmıştır. Kendisi, açıklıkta karşılaşılan bazı izleri (lento altı işçilikler, kanatların kilitlenmesi) eksik ya da yanlış yorumlamış; bazılarına ise (parmaklıklar ve yağmur suyu tahliye kanalları), anlatımının bazı paragraflarında bizzat belirttiği gibi, yorum getirememiştir.

Hellenistik Dönem’in bilinen en sağlam ve en ilginç bu penceresine ilişkin tanım ve yorumlamalardaki eksik ve yanlışları düzeltmeyi amaçlayan çalışmada tüm değinilmiş, von Lanckoronski’nin bir çizimi kullanılarak VII nolu açıklığın çizimsel rekonstrüksiyonu gerçekleştirilmiş, Antik Dönem örnekleri ışığında genel bir değerlendirme yapılmıştır. İki farklı yükseklik, boyut ve kanat düzenlemesi gösteren tüm açıklıklar pencere olarak değerlendirilmiş, VIII nolu pencere ayrıntılıca ele alınmıştır.

İlk bakışta orta büyüklükteki bir kapı açıklığını anımsatan, ancak I-VII nolu açıklıkların aksine ve son iki pencere gibi (IX-X) bir orta sövenin böldüğü ve dört ahşap hatıl ile yatay olarak kilitlenen dört kanatlı bu pencere 0,275x2,085 m boyutlarındaki kanat yapısı ile sıra dışıdır. Diğer bir önemli özelliği ise; nitelikli blok işçiliğine karşın, söve altında kanatların üst millerinin tutturulmasına yönelik ahşap bir hatıl içermesidir. Kentin Hellenistik Dönem öncesi kerpiç yapılaşmasına uzanan bu teknik, pratik bir yöresel gelenek olarak yerleşimdeki hemen tüm taş anıtlarda Ortaçağ’a kadar uygulama bulmuştur. Yapının bu pencerelere sahip arka cephesinin sundurma içermemesi ve pencerelerin salt görsel amaçlı sığ bir saçağa sahip olması, pencere tabanında yapı içine sızan yağmur suyunun dışarıya tahliyesine yönelik kanalların oluşmasına neden olmuştur. Kanatların yapı cephesine yakın konumu ve duvarın yeterli kalınlıkta olmamasının da etken olduğu bu önleme Sillyon’daki başka yapılar dışında ender rastlanmaktadır.

Yapının arka duvarının güneybatı köşesi yakınında yan yana konumlanmış olan; kanat, kilit  ve parmaklık düzenlemesi yanında yükseklikleri ile I-VII nolu pencerelerden ayrılan üç pencere (VIII-X), kendilerini doğu duvarda karşılayan ikiz kanatlı anıtsal kapının da gösterdiği gibi, olasılıkla kent merkezindeki bir stoanın “içeriği korunması gereken özel odalarına” açılıyor olmalıydılar.

*Prof. Dr. Burhan Varkıvanç
Akdeniz Üniversitesi, Fen - Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 07058 Kampüs Antalya.
E-mail: varkivanc@akdeniz.edu.tr

Özet Listesi