Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Likya'da Kaynak Kültü ve Yapıları Üzerine Bir Ön-Değerlendirme
S. Gökhan TİRYAKİ*

"Kaynak Kültü", yeraltı sularının değişik amaçlardaki uygulamalarla cisimleştirildiği bir inanç dizinini içermektedir. Bu özelliğiyle ırmak ya da yağmur kültüyle özdeşleşen uygulamalardan ayrılır. Kaynak kültünde, suyun yaşamsal önemi, onun yer altından geliyor oluşuyla birleşerek çok katmanlı bir inanç öğesine dönüşmüş ve ırmak yatakları ya da yağmur dileğiyle dağ doruklarım kutsayan dinsel öngörüyü gözelere yöneltmiştir. Böylelikle, onda görülen hayat verici, arı ve arındıran unsurlar, başta dini ve dünyevi temizlik olmak üzere, bereket, sağlık ve yine Antik Çağ'da köklü bir geleneğe sahip olan ön bilicilik uygulamalarına odak olmuştur. Nitekim, yeraltı sularının kaynaklandığı gözelerin içerdikleri söz konusu ayrıcalık, kaynakların zamanla politik birer obje olarak görülmelerine ve kült tasvirleri ile bezenmiş kimi masraflı yapılarlarla tümlenmelerine neden olmuştur.

Lykialıların kaynaklar odağında yapısallaşan kutsal alanları işaret etmek için ne tür bir ifade kullandıkları bilinmemektedir. Bu nedenle burada arkeolojik olarak tespit edilmiş bulunan kaynak tapmaklarının yanında, Antik Çağ yazınından elde edilen ve her biri kendi yazın geleneğinde kutsal kaynaklan yapısal biçimde tanıtan DKASKAL.KUR Krene'lere de yer verilmiştir. Neticede, konu edilen ve her birinin çeşitli döşemlerle tüm-lendikleri yolunda kayda değer verilere sahip olduğumuz kaynak yapıları, Likyalıların yer altı sularının menevişlendiği gözelere özel bir ihtimam gösterdiklerini belgelemektedir. Bu ilgi tüm Likya'nın ortak tapınım alanı durumundaki Letoon'da, kutsal alanın sanıldığının aksine Letoid'lerden önce yörenin geleneksel kaynak tanrıçaları Eliyâna'ya adanmış bulunmasından ve kaynak tanrıçalarının Roma içlerine değin kutsal alanda gerçekleştirilen tüm imar faaliyetlerinde kendilerine ait bir tapınım yapısına sahip oluşlarıyla açığa çıkmaktadır. Letoon'un yanı sıra Oinoanda, Patara, Tumunehi/Tymnessos, Kyaneai, Sura ve Limyra'da kaynak inancıyla bağlantılı kutsal alan ve yapılar, söz konusu etkinliklerin Likya boyunca yaygın bir nitelik taşıdığının halihazırdaki tanıkları durumundadır. Ne var ki, yukarıda anılan kutsal alanların pek az bir kısmı sistematik kazılarla araştırılmış bulunmaktadır. Bu nedenle, ilgili mimarlık eserlerinin nasıl tasavvur edilebileceği yolundaki sorular bugün yanıtsız kalmaktadır.

Leto ve Sığır Çobanları, Telephos'un Yarasını İyileştiren Kaynak, Kaynak Tanrıçalarının Glaukos'un hatırasına bir kaynak armağan edişi, İskender'e Persleri yeneceğini bildiren kaynak, Kyaneai'm geleceği gösteren kaynağı, Sura ve Limyra kaynaklarında geleceği bildiren balıklar gibi olasılıkla yerel anlatı geleneğinden Hellen mitolojisine uyarlanmış söylencelerin yanı sıra; Limyra kent sikkelerinde bir sığır ile köpeğin aynı kaynaktan su içmesiyle formülize edilmiş kutsal kaynak temaları, Likyalıların söz konusu alanları imleyen çeşitli söylence geleneklerine sahip oldukları yolunda iz vermektedir.

Antik literatür ve epigrafik veriler kaynakların Likya dinsel düşünüşünde Eliyâna/ Nynfe'ler, Ogygia/Praksidike ve Apollon kimliğiyle vücut bulduğunu ortaya koymaktadır. Likya din tarihi açısından bakılacak olursa, hali hazırdaki araştırmalar yörede karşılaşılan koruyucu kimlikler ve ilgili kült unsurlarının Tunç Çağı Anadolusu'yla bağlantı içinde bulunduğunu ortaya koymuştur. Söz konusu süreklilik, erken dönemlere ait kültür katmanlarının yoğun bir birikinti altında konumlanıyor oluşu nedeniyle, ağırlıklı olarak dilbil-imsel çözümlemeler izleğinde konu edilebilmektedir. Bu bağlamda, Pers egemenliğinin Lykia dinsel yaşamında göze çarpan bir iz bırakmadığı ortak kanıdır. Diğer yandan İskender'in Anadolu'yu istilası, yöreye Hellenik unsurların akışını hızlandırmasına rağmen, Lykia dinsel düşünüşünün kökten bir değişime uğradığını söylemek bugün için güçtür. Kaynak inancı özelinden bakılacak olursa, gerek Eliyâna kimliğinin tanıttığı yerel unsurlar; gerekse tanrı Apollon'un yörede Surios, Patareus ve Thıykseus gibi yerel epitheton ve kut törenleriyle tapınım görüyor oluşu burada Hellenik ya da daha başka ikincil unsurların tespitini zorlaştırmaktadır.


*S. Gökhan Tiryaki, Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Bölümü 07058 Kampüs-Antalya.
E-mail: gtiryaki@hotmail.com

Özet Listesi