Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akmed Anmed Web Sitesini Ziyaret Etmek ?in T?klay?n?z.
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Peloponnesos Savaşı (İ.Ö. 431-404) Sırasında Karya ve Likya'ya Yönelik Atina Seferlerinin Amaçları: Yeni Bir Gözden Geçirme
Muzaffer DEMİR*

Persler Salamis, Plataiai ve Mykale'de Peloponnesos Birliği'nin, Atina'nın ve müttefiklerinin birleşik donanması tarafından İÖ 480 ve 479'da yenilgiye uğratılmıştı; ancak Karya ve Likya üzerindeki Pers egemenliğinin, yaklaşık olarak Atinalı kumandan Kimon'un Persleri Eurymedon Savaşında nihai olarak yendiği ve Atina'nın Karya ve Likya şehirlerini kendi hegemonyası altına aldığı 460 yılına kadar sürdüğü görülür.  Öte yandan antik kaynaklarda Peloponnesos Savaşının başladığı İÖ 431 yılına kadar olan dönem ile ilgili fazla bir bilginin yer almaması, Atinalıların Karya ve Likya'ya askeri müdahalelerinin bu tarihten önce fazla yoğun olmadığı savını desteklemektedir.

Savaşın başlamasıyla Atina, İÖ 430 yılı kışında Melesandros'un komutasında ve İÖ 428 yılı yazında Lysikles'in komutasında Karya ve Likya'ya seferler düzenlemiştir. Thukydides ilk seferin, Karya ve Likya'dan vergi toplamanın yanı sıra Peloponnesos Birliği tarafından desteklenen korsanların burada bir üs kurmalarını ve böylelikle Atina'ya mal tedarik eden gemilere saldırmalarını önlemek amacıyla, ikinci seferin ise sadece vergi toplama amacıyla yapıldığını açıkça ifade etmektedir. Ancak bu konuda yapılan en ayrıntılı çalışmada, Thukydides'in bildirdiklerinin gerçeği yansıtmadığı, bu iki seferin gerçekten de Karya ve Likya şehirlerini ele geçirme ve bu şekilde Perslerin Peloponnesos Savaşı'na karışmalarını önlemek için kıyı boyunu Atina'nın kontrolü altında tutma amacıyla yapıldığı ileri sürülmektedir. Ancak biz, Atinalıların Karya ve Likya'ya yaptıkları seferlerin sebepleri ile ilgili olarak Thukydides'in söylediklerinin büyük bir olasılıkla doğru olduğu görüşündeyiz. Peloponnesos Savaşı'nın başında Atina, mali kaynaklarının büyük bir bölümünü savaşın sürdürülmesi için harcamıştır ve bu harcamalar devam etmiştir. Antik kaynaklar, Likyalıların ve Karyalıların Atina'yı hem parasal hem de askeri açıdan destekledikleri ve Attika-Delos Deniz Birliği'nin lideri olan Atina'nın sadece Karya ve Likya'da değil, Birliğin üyesi olan başka bölgelerde de savaş boyunca normal vergiden ziyade acil durumlar için para toplamaya devam ettiğini doğrulamaktadır. Atina Vergi Listelerinin Karya sütununda görülen iç bölge şehirlerinin sayısının İÖ 440'tan itibaren sürekli olarak azalması, Atina'nın bir savaşa taraf olmasından ve bu sebeple yeni mali kaynaklara ihtiyaç duymasından dolayı, belli bir süredir vergi tahsil edemediği bu şehirlere odaklanacağını düşündürmektedir. Genel olarak hâkim olan görüşün tersine, Likya'daki bazı şehirlerin ödeme yaparken bazılarının da ödeme yapmayı reddettikleri görülmektedir. Dolayısıyla bu dönemde Likya'da siyasal bir birliğin olmadığını ileri sürmek mantıklı görünmektedir. Ksanthos'u yöneten hanedan Kher?i'nin Yazıtlı Payesi yaklaşık İÖ 400'e aittir ve üzerinde muhtemelen Melesandros'un adı yazılıdır. Bu yazıttaki bilgiler incelendiğinde şu görülür: birincisi, Likya'daki bazı şehirler, Perslerin desteklediği Limyra ile çatışma içerisinde oldukları bir dönemde, iç bölgelere giden yol üzerinde Melesandros'a askeri destekte bulunmuştur; ikincisi, Kher?i'nin yönetimi altındaki bölgenin en büyük şehri olan Ksanthos ve daha küçük bazı şehirler Perslere daha az vergi ödemeyi tercih etmiştir; ve üçüncüsü, Melesandros sonunda yenilgiye uğratılmıştır. Lysikles ve muhtemelen Melesandros da, önce Maiandros vadisinden geçerek Karya'nın son derece karışık bir nüfusa sahip zengin ve stratejik açıdan önemli iç bölgelerine ilerlemiştir.  Bölge zengin olduğundan, çok para toplamayı ummuş olmaları muhtemeldir. Ancak şu husus gözden kaçırılmamalıdır: nüfusun karmaşık yapısı, Atina'ya karşı daha fazla direniş gösterilmesine yol açmıştır. Ayrıca Atina ile ticaret yapan gemileri yağmalayan korsanların da bölgede yoğunlaşmış olmaları da muhtemeldir.

Atina'nın bu tür seferler gerçekleştirmesinin önemli bir sebebi, Atina ile ticaret yapan Karyalı ve Likyalı tüccarlara karşı gerçekleştirilen ve Peloponnesos Birliği tarafından desteklenen korsanlık faaliyetlerini durdurmak olmuş olmalı. Savaşın başlamasıyla, Atina vatandaşlarını surların (Uzun Duvarlar) içerisine hapsetmiş ve Peloponnesoslular Attika topraklarını işgal ederken Perikles'in savunma stratejisini uygulamaya başlamıştır. Atina deniz ticareti yoluyla tedarik edilen tahıllara ve başka temel ihtiyaç maddelerine giderek daha bağımlı hale geldikçe, Likya ve Karya kıyılarından geçerek Atina'ya Fenike ve Mısır'dan temel gıda maddeleri getiren deniz tüccarlarının güvenliği birinci önceliği aldı. Bu nedenle Atina'nın savaşın başlarında stratejik açıdan önemli olan, ancak düşman güçlerinin ve bu hayati deniz yollarını tehdit eden bir düşman tarafından desteklenen korsanların saldırılarına açık bulunan Hellespontos gibi yerlerdeki garnizonlarını güçlendirdiği veya buralarda yeni garnizonlar kurduğu görülür. Atina ayrıca, Mısır ticaret yolunun üzerinde bulunan Likya ve Karya gibi uzak yerlerde bile düşman birlikleri veya gemileri üzerinde bir miktar kontrol sağlamak ve düşmanın desteklediği korsanlara karşı önlem almak amacıyla buralarda üsler kurmak için Melesandros'u sefere çıkarmıştır. Dahası Peloponnesos Birliği, Atina'yı baskı altına alan ve aynı zamanda Atinalı olan ya da Atina ile ticaret yapan tüccarların ortadan kaldırılması suretiyle de onları temel ihtiyaçlarından yoksun bırakarak boyun eğmelerine yol açan bir savaş stratejisi uyguluyordu. Peloponnesos Birliği savaşın başında güçlü Atina donanmasını yenemediğinden, Atina ile olan deniz ticaretini sekteye uğratmak için kaçınılmaz olarak

orsanlığı desteklemiştir. Bu sebeple Peloponnesos Birliği'nin köklü bir üne sahip olan ve ilk olarak Karya'da inşa edildiği düşünülen küçük korsan gemileriyle Maiandros vadisi ve diğer nehirler yoluyla saldırıya geçen Karyalı ve Likyalı korsanlardan yararlanmış olması muhtemeldir.
İÖ 424'te Atina ile Sparta arasında imzalanan barış antlaşmasından sonra, Karya ve Likya ile ilgili olarak nelerin yapıldığı konusunda elimizde fazla bilgi yoktur. Bu barış döneminin sonlarına doğru Atina'nın bu bölgedeki ayaklanmaları hafif hafif desteklediği anlaşılmaktadır. Ancak Peloponnesos Savaşı'nın üçüncü safhası olan İyonya Savaşı (İÖ 413 - 404) çıkınca, Peloponnesoslular Attika topraklarını bir kez daha işgal etti ve Karya ve Likya'dan gelip Atina'ya giden gemileri durdurmayı bir kez daha denedi. Peloponnesos Birliği bölgedeki korsanların, örneğin Miletoslu Theopompos'un ve Atina'ya karşı ayaklanan ve bu şehirleri İÖ 412'den itibaren üs olarak kullanan Peloponnesos güçlerinin yanında yer alan Knidos ve Kaunos gibi kentlerin desteğini aldı. Buna karşılık Samos'a, Karya ve Likya kıyı boylarını denetim altında tutmak amacıyla Atina deniz kuvvetleri, gemileri ve garnizonları yerleştirildi ve bunlar ihtiyaç oldukça para toplamaya devam etti. İÖ 407'de, Atinalı general Alkibiades Karya'daki Keramos (Ören) Koyuna gitti ve kısa bir sürede büyük miktarda para topladı. Daha sonra, İÖ 405'te, Pers kralının oğlu Kyros'un desteği ile güçlü bir donanma oluşturmuş olan Peloponnesos güçleri, Lysandros'un komutası altında, Atina'ya destek veren Karya'daki bazı şehirlere saldırdı ve onları ele geçirdi. Lysandros muhtemelen, Atinalıları boyun eğmeye zorlamak için, Karya - Likya ve Hellespontos bölgesindeki denizler ve şehirler, başka bir deyişle Atina'ya para, gıda maddeleri ve diğer temel ihtiyaçları ulaştırmak için kullanılan hayati deniz ticareti yolları üzerinde denetim kurmak gerektiğinin farkındaydı. Lysandros daha sonra Karya üzerinden Hellespontos'a gitti ve 404'te Aigospotamoi'deki savaşta Atina donanmasını yendi. Stratejisi doğru çıktı ve donanması yok edilen Atina için boyun eğmekten başka bir çare kalmadı.


*Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Demir, Muğla Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü - Muğla.

Özet Listesi